Kategori Yaratılış Sırları Kategori

Ek Soru Soru

Arş - Arş-ı Azam

Arş-ı Azam deyince ne anlamalıyız? Arş ile Arş-ı Azam arasında fark var mıdır?

Cevap Cevap

Arş, hem taht, hem de çatı manalarına gelen bir kelimedir. Arş-ı Azam ise, yedi kat semanın üzerinde bütün kâinatı çevreleyen manevi bir âlemdir. Üstad Bediüzzaman’ın, buna işaret eden bir cümlesi şöyledir:

“En küçük tabakat-ı mahlukattan olan zerrattan tâ semavata ve semavatın birinci tabakasından tâ Arş-ı Azama kadar birbiri üstünde teşkilât var. Her bir sema, bir ayrı âlemin damı ve rububiyet için bir arş ve tasarrufat-ı İlahiye için bir merkez hükmündedir.” (31. Söz, Miraç Risalesi)

 Arş, sema tabakalarından da yerden de farklıdır. İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin beyanına göre, emir âlemi ile kâinat arasında geçit hükmündedir. Cenab-ı Allah’ın bütün isimlerinin tecellisine perdesiz mazhar olur.

Kur’an-ı Kerim’de arştan bahseden ayetler vardır. Onlardan birisi şudur:

Allahü teâlâ, gökleri ve yeri altı günde yarattı. (Bundan evvel ise) Arş'ı su üzerinde idi. ( Hûd sûresi: 7)

Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye isimli eserinde bu ayetten yola çıkarak Arş’ın kâinatın başlangıcında, gökler ve yer yaratılmadan evvel yaratılmış olduğunu söyler.

İşaratül İcaz’da, bu ayetteki ‘su’dan maksadın da esir maddesi olduğunu ve sema tabakalarının bu esir maddesinin farklı şekillenmeleriyle oluştuğu tesbitini yapar.

Yine Mesnevi’de, “Cennet’in çatısı Arş’tır” hadisinden yola çıkarak Arş’ın kıyametten sonra da varlığını devam ettireceğine işaret eder.

Arş-ı Azam’a kısaca Arş da denir. Bazen de Arş-ı Azam’dan kinaye olarak, belirli tecellilerin merkezi olan yerlere de arş denilebilmektedir. Mesela Üstad Bediüzzaman 28. Lem’ada, hava tabakasının emir ve irade arşı olduğunu söyler.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

Yorumseydihan köse demiş ki:

Allah razı olsun çok istifadeli oluyor. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin...