Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori İman Kategori Vesvese Kategori Dünyadaki İmtihan Kategori Allah Kategori Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delilleri Kategori

Ek Soru Soru

Allahın Varlığı Hakkında Vesvese

İçimden bir ses, yaratıcı var diyor. Bir ses de yok diyor. İkisini de tam anlayamıyorum. İkisini de ispat edemiyorum. Uzun süredir bu durum devam ediyor. Bu yüzden çok sıkılıyorum. Ne yapmam lazım. 

Cevap Cevap

Bu tarz düşünceler herkesin aklına gelebilir. Fakat bu durum vesveseden kaynaklanıyor. Şeytanın insana verdiği vesvesenin değeri yoktur.  Vesveseden kaynaklanan şeyler de eğer bir delile dayanmıyorsa bir kıymeti yoktur. Kesin olan hükümler şüphe ile ortadan kalkmaz. Yani bir şeyin kesinliği varsa vesvese ona zarar vermez. Bir şeyin olabilir ihtimali veya olabilirliği o şeyin kesin olacağını veya olduğunu göstermez. 

Mesela şu anda büyük bir kaza olmuş olabilir. Bu zatında mümkündür. Fakat bunun olduğunu söylemek ve inanmak için delile ihtiyaç vardır. İşte akıl burada devreye girer ve delil sorar.

Hem mesela  aklen şu an mümkündür ki karadeniz batmış olsun, Karadenizin suyunun çekilme ihtimalinin olması, suyunun çekildiğini ve Karadenizin kaybolduğunu göstermez. Çünkü Karadenizin batması veya suyunun çekilmesi ihtimalini kabul etmek için akıl bir delil ister. Fakat buna dair herhangi bir delilimiz yoktur. Battığına dair bir delil yoksa deniz yerinde duruyor, deriz.  Çünkü bir delilden ortaya çıkmayan bir ihtimalin hiçbir önemi yoktur.  Biz zihnen karadeniz kurumuş desek ve bunu olmuş gibi kabul etsek bunun bir hükmü olmaz. 

Bunlar gibi bizim zihnimize gelen peygamber, ahiret ve Allah olmayabilir gibi ihtimaller, vesveseler, kuruntuların hiçbir önemi yoktur. Çünkü bilgiye ve delile dayanmamaktadır.

Hem Allah'ın varlığının sayısız delilleri vardır.

Allah'ın  varlığının en büyük delili, yarattığı bütün kâinat ve içindeki her şeydir. Ortada öyle büyük bir sanat vardır ki onun sanatkârı olan Allah’ın varlığını görmemek için âdeta kör olmak gerekir. Bir harf bile onu yazan biri olmadan veya bir iğne, bir usta olmadan ortaya çıkmadığı hâlde şu muhteşem kâinat sarayı nasıl kendiliğinden ortaya çıkabilir.

Bütün kâinat ve içindeki âlemler ve bu alemlerde ortaya çıkan varlıklar, iç içe geçmiş bir bütün hâlindedirler. Sanki koca kâinat bir saray gibi ve içindeki pek çok âlemler o sarayın odaları ve bütün varlıklar da sarayın odalarında bulunan süslü eşyaları gibidir.

Böyle bir sarayı görsek onun tesadüfen ya da  kendi kendine ortaya çıktığına hiç ihtimal verebilir miyiz? O an için sarayın ustasını göremememiz olmadığını gerektirmediği gibi, o saraydan milyonlar defa muhteşem ve sanatlı şu kâinat sarayının da tesadüfen ortaya çıkması da önceki saraydan binlerce defa imkânsızdır. Onun da sonsuz kudret ve ilim sahibi bir ustası vardır.

Şu an için dünyada imtihan olmamızın bir gereği olarak O’nu görmememiz var olmadığını asla göstermez. Üstelik aklımız bu şekilde Allah’ı bulabildiği gibi, Allah da Hz. Adem’den itibaren sürekli gönderdiği peygamberleri ve kitapları vasıtasıyla bizlere kendini bildirmiş, varlığından haberdar etmiştir. Allah’ın varlığı hakkında kısaca bunları söyleyebiliriz. (Bkz. Tılsımlar, 22. Söz ve Lem’alar, 23. Lem’a Tabiat Risalesi) 

 

Ayrıca bakınız 

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/allahin-varligini-ispat

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/allahin-varliginin-isbati

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/inanmak-istemeyene-nasil-anlatilir

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/allah-ve-peygamberler-hakkinda-vesvese