Kategori Allah Kategori Allah’ın İsim ve Sıfatları - Marifetullah Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori İnsanın Mahiyeti Kategori

Ek Soru Soru

Allah'ın İsimlerinin Tecellileri

Kainatın her tarafında ve tüm insanlarda Allah'ın İsimleri tecelli ediyor. Ama her insanda özellikle bir ismi daha fazla tecelli eder, bu ismle dua edenlerin duaları kabule çok yakındır diyorlar doğru mudur?

Cevap Cevap

Cenâb-ı Hakk, hikmeti gereği Ramazan ayında Kadir gecesini; Cuma’da saat-i icâbeyi; kulları içinde velî kulunu gizlediği gibi isimleri içinde de İsm-i Âzam’ı gizlemiş. Böylece Ramazan ayında daima uyanık olup bütün Ramazan ayını ihyâ edelim, Cuma gününde bütün gün duânın kabul saatini arayalım ve isimlerinin hepsiyle duâ edelim. Eğer bu gizlenenler belli olsa idi, bütün Ramazanda değil sadece Kadir gecesinde ibadet edilirdi. Cuma gününün tamamında değil sadece saat-i icâbede duâ edilirdi. Bunun gibi İsm-i Âzam da belli olsa idi sadece o isimle duâ edilir, diğerleri unutulabilirdi.

Bununla birlikte Cenâb-ı Hakk’ın her bir isminin de âzami bir mertebesi var ki o mertebeye ulaşılırsa İsm-i Âzam gibi duâ kabul olunur. Ve o isim o kimse için bir nevî İsm-i Âzam olur.

Buna dair Barla Lahikasında Bediüzzaman Hazretleri şöyle der: “İsm-i Âzam gizlidir. Ömürde ecel, Ramazanda Leyle-i Kadir gibi, esmâda İsm-i Âzamın istitarının (gizlenmesinin) mühim hikmeti var. Kendi nokta-i nazarımda hakikî İsm-i Âzam gizlidir, havâsa bildirilir. Fakat her ismin de âzami bir mertebesi var ki, o mertebe İsm-i Âzam hükmüne geçiyor. Evliyaların İsm-i Âzam’ı ayrı ayrı bulması bu sırdandır. Hazret-i Ali’nin (ra) Ercûze nâmında bir kasîdesi Mecmuatü’l-Ahzab’da var. İsm-i Âzam altı isimde zikrediliyor.”

İnsanda Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri tecelli eder. Fakat bir veya birkaç isim daha galip, daha baskındır. Her insan kendi ruh âleminde hangi ismi kendine daha yakın hissediyorsa veya merakı ve alakası daha çok hangi isme ise veya nasıl bir işle meşgülse o hale münasip ismi veya isimleri bulmalı. Belki o ismin veya isimlerin âzami mertebesine yetişmeli. Başka bir deyişle kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı.

Bediüzzaman hazretlerinin Yirmi Dördüncü Söz’deki şu izahı bu hakikati te’yid ediyor, destekliyor: “Çendan (gerçi) insan bütün esmâya mahzardır. Fakat kâinatın tenevvüünü (türlere ve çeşitlere ayrılmasını) ve melâikenin ihtilaf-ı ibadâtını (ibâdetlerinin farklılığını) intaç eden (gerektiren) tenevvü-i esmâ (isimlerin farklılığı), insanların dahi tenevvüüne (farklılığına) medar (sebep) olmuştur. Enbiyânın (Peygamberlerin) ayrı ayrı şeriatları, evliyanın başka başka tarikatları, asfiyanın çeşit çeşit meşrepleri şu sırdan neşet etmiştir (ileri gelmiştir). Mesela İsâ aleyhisselam sâir esmâ (isimler) ile beraber, Kadîr ismi onda daha galiptir. Ehl-i aşkta Vedüd ismi, ve ehl-i tefekkürde Hakîm ismi daha ziyade hâkimdir.”

Yine Bediüzzaman hazretleri Otuzuncu Lem’a’da şöyle diyor: “İsm-i Âzam herkes için bir olmaz, belki ayrı ayrı olur. Meselâ İmam-ı Ali Radıyallahü Anh hakkında; ‘Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs’ altı isimdir.  İmam-ı Âzam Radıyallahü Anh’ın İsm-i Âzamı: ‘Hakem, Adl’ iki isimdir. Ve Gavs-ı Âzam’ın İsm-i Âzamı, ‘Ya Hayy!’dır. Ve İmam-ı Rabbanî’nin İsm-i Âzamı ‘Kayyum’ ve hâkeza. Pek çok zatlar daha başka isimleri, İsm-i Âzam görmüşlerdir.”

Yani asıl gaye Allah’ın isimlerine ulaşmak  ve onları anlamak ve böylece her şeyin asıl hakikatine ulaşmak. Esmâ-i Hüsnânın celalî ve cemalî kısımları var. Rahman, Rahîm, Latîf, Gafur, Halîm, Cemîl  gibi cemalî tecellileri olduğu gibi Kahhar, Cebbar, Müntekim, Celîl gibi celalî tecellileri de vardır. Bu sırra ve âyette geçen “Esmâ-ül Hüsnâ (en güzel isimler) ise Allah’ındır. Öyleyse Ona onlarla duâ edin.” (A‘raf, 180) emrine binâen herkes ihtiyacına göre farklı  isimlerle duâ eder. Mesela hasta olan şifâ için Şafî ismiyle, af ve bağışlanma isteyen Afüvv, Gafur, Gaffar, Tevvab gibi isimlerle, düğümlerin ve kapıların açılmasını isteyen Fettah ismiyle, sabır isteyen Sabûr ismiyle, zulüm gören Kahhar-ı Zülcelal, Cebbar, Müntekîm gibi isimlerle duâ eder.