Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Alem-i Şehadet ve Alem-i Gayb

Üstad 1. Mektup 3. Sualde "cehennem nerededir" sorusunu cevaplarken haşir meydanını, dünyanın yörüngesi, yani gezdiği daire olarak ifade ediyor. Nasıl oluyor, alem-i ahiret, alem-i şehadette bir yerlerde tarif ediliyor? Alem-i ahirete ait bazı manaları güneş sistemi içinde maddi bir yerlerde düşünmek doğru mudur? 

Cevap Cevap

Bahse konu olan yerlerden bazı cümleler şöyledir:

"Âlem-i âhirette küre-i arz, nasıl ki sekenesini medâr-ı senevîsindeki meydân-ı haşre döker."

"Hem perdeli gayb içindeki âlem-i âhirete âit menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için ya kâinâtı küçültüp iki vilâyet derecesine getirmeli veyahud gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp ta‘yîn edelim. وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ Âhiret âlemine âit menziller, bu dünyevî gözümüzle görülmez."

"Arzın medâr-ı senevîsi altında bulunan cehennem-i kübrâ, yerin merke­zindeki cehennem-i suğrâyı güyatevkîl ederek, bazı vezâifini gördürmüş. Kadîr-i Zülcelâl’in mülkü pek çok geniştir. Hikmet-i İlâhiye nereyi göstermiş ise, cehennem-i kübrâ oraya yerleşir." 

Üstadın izahından alem-i şehadette alem-i ahiret kurulacağı anlaşılmıyor. Çünkü alemler farklıdır. Sadece yerini belirtiyor.

Hem neticede kainat içinde olan alemlerden bahsediyoruz. Nasıl ki, insanda hem maddi hem de manevi haller ve cihazlar vardır. Bunun gibi alemler de içi içe geçmiş durumdadır. Dünyanın bir senelik yörüngesindeki gezdiği dairede haşir meydanının kurulmasında hiçbir zorluk ve sıkıntı yoktur.