Kategori Fıkıh Kategori İbadet Kategori Oruç Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Abdest

Ramazan ayında abdest alırken ağzımıza su vermezsek abdestimiz kabul olur mu?

Cevap Cevap

Sorunuza evvela önemli olduğu için Gusul abdestinden başlayarak cevap vermek istiyoruz.

Hanefilere göre gusül için, ağza ve burna su almak farzdır (İbnü’l-Hümâm, Fethu’lKadîr, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1424/2003, I, 60). Bu itibarla guslederken, çıkarılıp takılabilen dişlerin ağzın yıkanması esnasında çıkarılması gerekir. Bazı müçtehitlere göre, ağza ve burna su almak sünnettir. Bunlara göre, çıkarılıp takılabilen dişler çıkarılmadan alınan gusül geçerli olmakla birlikte sünnet terk edilmiş olur (Şirbînî, Muğnî’l-muhtâc, Dâru’l-Marife, Beyrut, 1418/1997, I, 122). 

Abdestte ise ağzın yıkanması sünnet olduğundan abdest esnasında takma dişlerin çıkarılmaması abdestin geçerliliğine engel olmaz. 

Abdestin sadece farzlarıyla yetinildiğinde abdest geçerli olur mu? 

Abdestin farzlarıyla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinizle birlikte ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” (Mâide, 5/6) buyrulmuştur.

Bu ayetten hareketle abdestin farzları; dirseklerle beraber elleri ve yüzü birer defa yıkamak, başın dörtte birini bir defa mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamak şeklinde belirlenmiştir.

Ancak Peygamberimiz (a.s.m.), abdest alırken, ellerini dirsekleri ile beraber üç kere yıkamış, ağzına ve burnuna üçer kere su vermiş, yüzünü üç kere yıkamış, başını mesh etmiş, ayaklarını bilekleriyle beraber üç kere yıkamış ve şöyle buyurmuştur: “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alır ve aklından dünyalık şeyleri geçirmeden iki rekât namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır” (Buhârî, Vüdû, 2324, 25). Dolayısıyla Hz. Peygamber (a.s.m.)’ın aldığı gibi abdest almak sünnettir. 

Bir Müslümanın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vaciplerini yerine getirmesi yeterlidir. O ibadetin sünnetleri elde edilecek sevabın arttırılmasına vesile olur, terk edilmeleri halinde ise bir sorumluluk doğurmaz. Ancak abdest alırken sünnetlerini kasten terk etmek mekruhtur (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtar, Riyad, 1423/2003, I, 218219).