Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

26. Pencere

Pencereler Risalesi, 26. Pencere'deki nehir misalini izah eder misiniz?

Cevap Cevap

Kainatın her tarafında daimi bir cemal, yani güzellik görünüyor. Bu daimi güzellik, o güzelliğin kaynağı olan Allah'ı gösterir.

Çünkü varlıklar, hususen canlılar, kafileler halinde dünyaya gelip üzerlerindeki güzel sanatlarla görünüp bir müddet sonra, üzerlerindeki güzellikleri yitirip sonrasında da kayboluyorlar. Fakat alemde ve yeryüzündeki güzellik hiç sona ermiyor.

Mesela, akan bir nehrin kabarcıklarının güneşin önüne çıkmasıyla parlamalarından sonra tekrar gizlenerek sönmeleri ve onlar yerine arkadan gelen kabarcıkların parlaması, bu parıltının suya değil gökteki güneşe ait olduğunu gösterir.

Çünkü öncesinde parlama yok, belirli bir aralığa gelince var, oradan geçince yine yok. Arkadan gelen su kabarcıkları da hep aynı aralıkta parlayıp daha sonra sönüyor. Demek ki o aralıktaki ışık oraya başka bir kaynaktan, gökteki güneşten geliyor.

İşte bunun gibi, bütün varlılar, yoklukta iken üzerlerinde bir güzelliğin parlaması zaten mümkün değil.  Dünya sahasına çıktıklarında ise üzerlerinde bir sanat parlamaya başlıyor. Yaşlandıkça o parıltı azalıyor ve daha sonra o varlık ayrılıp gidiyor. Arkadan gelen varlıklar için de durum aynı oluyor.

Bununla beraber, dünya aralığında güzellik parlamaya devam ediyor. Demek ki, varlıklarda görünen bu güzellik parıltısı kendilerine ait değil, Allah'ın nihayetsiz güzelliğinden gelen ve onu gösteren tecellilerdir.

Bu misali, sadece güzellik için değil, başta hayat olmak üzere  Allah'ın bütün sıfatlarına genişletebiliriz. Yokluktan gelen varlıklar, beraberlerinde kendilerine ait hiç bir sıfat getirmiyorlar. Allah'ın sıfatlarını gösteren numneleri kendi üzerlerinde göstererek O'nun isim ve sıfatlarına birer ayna oluyorlar.

Yalnız şuna dikkat etmek lazımdır:

Mahluklarda görülen bütün bu sıfatlar, Allah'ın kudretiyle yaratılmış mahluk sıfatlardır. Bize O'nun isim ve sıfatlarını bildiren mektublar hükmündedir. Allah'ı, sıfatlarıyla tanıtan numunelerdir. Çünkü Allahu Teala, Muhalefetün lil havadistir. Yani yaratılmışlardan farklıdır, hiç bir şey O'nun misli gibi değildir.  Yaratılımışların sıfatları da O'nun sıfatlarına aynen benzemez; lâkin bir derece bildirir.