Arama sonuçları Arama sonuçları: 158 sonuç bulundu.
(Arama 0,156 sn. sürdü.)(c)

Aramaya giren kelimeler: imkan-ı, imkan, zihni

Soru [Soru] Sadece Servet Sahipleri mi Hayvan Gibi Yaşar (Risale-i Nur)

“Hususan dünyada servet ve iktidarı da varsa, gaflet dahi yardım etmiş ise, bütün bütün gāsıbâne, hırsızcasına ni‘met-i İlâhiyeyi hayvan gibi yutar.” Burada asıl anlatılmak istenen nedir? Sadece servet sahipleri mi hayvan gibi yaşar ? Servet sahiplerinden hususan bahsedilmesinin sebebi nedir ve iktidar sahibi olmak kötü bir şey midir.? Tehlike sadece zenginlikte veya mevki-makam sahibi olmakta mıdır? Fakirliğin ve sıradan bir vatandaş olmanın getirdiği tehlikeler...

Soru [Soru] Delil Katiyyülmetin Olduğu (Risale-i Nur)

Evvelâ: Delil kat'iyyü'l-metîn olduğu gibi, kat'iyyü'd-delâlet olmak gerektir. Hâlbuki tevil ve ihtimalin mecâli vardır. Zira, nehy-i Kur'ânî âmm değildir, mutlaktır; mutlak ise, takyid olunabilir. Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz. Hem de hüküm müştak üzerine olsa, me'haz-ı iştikakı, illet-i hüküm gösterir. Demek bu nehiy, Yahudi ve Nasara ile Yahudiyet ve Nasraniyet olan âyineleri hasebiyledir." Bu paragraf birçok yerde genel ifadeler...

Soru [Soru] Süllemi Burhan (Risale-i Nur)

"İmkân, mütesaviy-üt tarafeyn"dir. Yani: Adem ve vücud, ikisi de müsavi olsa; bir tahsis edici, bir tercih edici, bir mûcid lâzımdır. Çünki mümkinat, birbirini icad edip teselsül edemez. Yahut o onu, o da onu icad edip devir suretinde dahi olamaz. Öyle ise bir Vâcib-ül Vücud vardır ki, bunları icad ediyor. Devir ve teselsülü, oniki bürhan yani arşî ve süllemî gibi namlar ile müsemma meşhur oniki delil-i kat'î ile devri ibtal etmişler ve teselsülü muhal göstermişler....

Soru [Soru] Sünneti Güncellemek Lazım Diyenler (Hz. Muhammed (S.A.V.))

Sünnet-i seniyeyi güncellememiz gerekiyor. Hz peygamber bu asırda gelseydi misvak, sarık.. vs sünnet olmazdı tarzı ifadelerle karşılaşıyoruz. Bu hususta bilgilendirebilir misiniz? 

Soru [Soru] Peygamberlerin Seçimi (Dünyadaki İmtihan)

Peygamberlerin sıfatlarından biride ismet sıfatıdır. Bize neden böyle bir imkan verilmemiştir? Biz neden peygamber olamıyoruz? Bunda bir adaletsizlik var mıdır?

Soru [Soru] Yeni Harfler ve Sadeleştrime (Risale-i Nur)

Osmanlıca Kastamonu Lahikasında sahife 192 de Üstad Hazretlerinin bir kaç ifadesi şöyle "ta imkana kadar yeni harfle, bir ihtarı manevi ile izin verdik." buyuruyor. Üstad hangi risalelerin latin harfiyle yazılmasına müsaade etmiştir? Bu mektubun az ilerisinde yirmi sene evvelki Türkçe ile şimdiki Türkçenin farklı olduğundan yeni Türkçe için bazı kelimatı arabiyede tasarruf edildi sizde öyle yapabilirsiniz" ifade etmiş. Risaleleri sadeleştirenler acaba bundan dolayımı...

Soru [Soru] Latince ve Sadeleştirmeye Ruhsat (Risale-i Nur)

"Evet, bu dünya memleketine ve misafirhânesine giren her bir misafir…” diye başlayan Birinci Makam’ın başından -ilhâm, vahiy mertebeleri- hâriç kalıp, tâ on sekizinci mertebe olan kâinâtın hudûs hakîkati, tâ imkâna kadar yeni hurûfla, bir ihtâr-ı ma‘nevî ile izin verdik. Daktilo (el makinesi) ile kendilerine yazdılar. Siz de bu dört parçayı birden cild yapıp, yeni hurûfla ehl-i inkâra on ikilik top güllesi gibi atabilirsiniz. Fakat yirmi sene evvelki Türkçe...

Soru [Soru] Tevhiddeki Kolaylık (Risale-i Nur)

Tevhiddeki kolaylık, şirkteki zorluk nasıl oluyor. İzah eder misiniz?

Soru [Soru] Allah'tan Başka Birinden Yardım İstenebilir mi? (Üstad Bediüzzaman)

Deniliyor ki “Bediüzzaman hazretleri çocukken Abdülkadir Geylani’den himmet beklerdi. Cevizi kaybolsa; “Ya şeyh sana bir Fatiha, benim cevizimi buldur.” diye Ondan medet beklerdi.” Dua yalnız Allah’a yapılır. Nitekim Fatiha’da hep; “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz” demiyor muyuz. İzahı nasıldır?

Soru [Soru] Allah'ın Zatı (Allah)

Tevhid-i Zât'tan bahsedilirken; Allah-u Teala parçalardan oluşmamıştır ve parçalara bölünmez deniyor. Peki Allah tek bir şeydir mi demektir? Tek bir hakikati mi vardır demektir? Bu mana kast edilerek Allah tek bir parçadır denilebilir mi?

Soru [Soru] 15. Şua 6. Kelime (Risale-i Nur)

" اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ" ayetinin, hüccet-i tevhide ve bir ders-i hikmete ve bir tâlim-i ahlâka işaret etmesini izah eder misiniz?