﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="http://www.risaleonline.com/atom/article" rel="self" type="application/atom+xml" /><title>Makaleler - RisaleOnline</title>
<link href="http://www.risaleonline.com/atom/article" ></link>
<id>urn:uuid:6ccfa3b1-8cb9-7abc-e000-40995b8f5250</id>
<subtitle>Son 25 Makale</subtitle>
<updated>2012-02-06T12:26:38+04:00</updated>
<author><name>Risale Online</name></author>
<entry>
<title>Risale-i Nur'dan Nasıl Yetişebilirim?</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img//media/images/risaleden-nasil.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/risaleden-nasil.jpg" /></p>
<p>Bu suale, kısaca, çok merakla, ciddi gayret ve sadakatle, bolca okuyup dinlemekle ve sistemli çalışmakla diye cevab verebiliriz. Bu kısa cevabın izahı için, yetişmenin maddî ve manevî sebeblerini iki başlık altında inceleyeceğiz. Risale-i Nur’dan yapılacak ilmi çalışmalardan iyi bir verim alınabilmesi için, öncelikle manevî ve ruhî bazı şartların yerine getirilmiş olması gerekir. Bu nedenle önce manevî sebeblerden başlıyoruz.</p>
<p><strong>Risale-i Nur’dan Yetişmenin Manevî Sebebleri</strong><br /><strong>1- Merak: </strong>Bediüzzaman Hazretleri “Merak ilmin hocasıdır.” der. Hakikaten insan, en iyi merak ettiği şeyi öğrenir. Merakın verdiği ilgi...</p>]]></summary>
<updated>2012-01-25T00:25:41+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/risale-i-nurdan-nasil-yetisebilirim" ></link>
<id>urn:uuid:329adba5-d304-6e3b-9d24-d9ee6cfc9b49</id>
</entry>
<entry>
<title>Meleklere İmanın Dünyevî Faydaları</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img//media/images/kar-tanesi.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/kar-tanesi.jpg" /></p>
<p>Melaikeye imanın faydaları yalnız ahrete bakan cihette değildir. Dünya hayatında dahi insan için huzur sebebi olan pek çok meyveleri vardır. Onlardan bir kısmını şöyle sıralayabiliriz.</p>
<p>İnsanlar yalnız kaldıklarında Allah’ın koruyucu, masum, şerefli ve âbid kulları olan meleklerinin bulunduğunu düşünmeleri onları yalnızlık ve boşluk duygusundan kurtarır. Hususan gurbete düşmüş, dağ bağ köşelerinde yalnız kalarak teselli verici işlerden mahrum kalan bir insan, “Hâlıkımın hadsiz melaike kulları her tarafta bulunduğu gibi, bu gurbetimde de çokturlar. Ben yalnız değilim, sıkılmam anlamsızdır" diyerek, meleklere imandan dostane bir zevk alır. Boş zannettiği dünyası onların...</p>]]></summary>
<updated>2012-01-09T18:31:06+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/meleklere-imanin-dunyevi-faydalari" ></link>
<id>urn:uuid:e83fa08e-0cc8-c7c4-4ad0-2367dd7ae9bf</id>
</entry>
<entry>
<title>Yılbaşı ve Noel Kutlamalarının İslam’a Göre Anlamı</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img/media/images/noel%202.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img/media/images/noel%202.jpg" /></p>
<p><strong>Allahu Tealâ Şöyle Buyuruyor</strong><br />“Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur." (Hûd, 113)<br />Ey îmân edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin! Kendi aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil kılmak ister misiniz? (Nisa, 144)</p>
<p><strong>Resulullah (asm) Şunları Bildiriyor</strong><br />“Kim bir kavme benzerse, onlardandır.” (Ebu Davud, Libas, 4031)<br />“Muhakkak ki siz, kendinizden öncekilerin yoluna kulacı kulacına, arşını arşınına ve karışı karışına muhakkak tıpatıp uyacaksınız, Hatta onlar (daracık) bir keler deliğine girseler siz de muhakkak o deliğe gireceksiniz.” Sahabiler, “Ya Resulallah! (O milletler) yahudiler ve hristiyanlar...</p>]]></summary>
<updated>2011-12-30T14:51:09+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/yilbasi-ve-noel-kutlamalarinin-islama-gore-anlami" ></link>
<id>urn:uuid:b0cf0fcb-ee2c-fc2c-85d5-8e2b98a79f5c</id>
</entry>
<entry>
<title>Kürt  Meselesine  Üstad  Bediuzzaman'dan Çözümler</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p>Günümüzde <strong>‘Doğu Meselesi ya da Kürt  Meselesi’</strong> olarak anılan problem ne yazık ki yıllardan beri  memleketimizin  kanayan bir yarası durumundadır. Bu gün bu meselenin  çözümü noktasında  bütün düşünce sahiplerinin bir şeyler üretmeye  başlaması ve olumlu  yaklaşımlara girilmiş olması da sevindirici bir  durumdur.</p>
<p style="text-align:justify;">Biz de fikrî plandaki bu çözüm   çalışmalarına Üstad Bedîüzzaman Hazretleri’nin fikirlerinden istifade   ederek yapacağımız bir hulasa ile katkıda bulunmaya çalışacağız. Çünkü   kendileri doğu medreselerinde yetişmiş, doğunun problemleri için   fikirler üretmiş, <strong>son devrin büyük bir İslam âlimidir.</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Öncelikle, sosyolojik ve tarihi açıdan   bir...</p>]]></summary>
<updated>2011-12-13T14:19:58+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/kurt-meselesine-ustad-bediuzzamandan-cozumler" ></link>
<id>urn:uuid:03cec388-bfe8-9db7-ef77-81ef353b9a2c</id>
</entry>
<entry>
<title>Hazret-i Hüseyin’in Mücadelesi ve Şehadeti Hakkında Bediüzzaman’ın Beyanları</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p class="yiv1806899316MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:normal;text-align:center;"><img src="../img/media/images/hz-huseyinin-sehadeti.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img/media/images/hz-huseyinin-sehadeti.jpg" /></p>

<p class="yiv1806899316MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:normal;text-align:center;"><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;" lang="tr">(15. Mektub’dan)</span></strong></p>
<p class="yiv1806899316MsoNormal" style="margin-bottom:.0001pt;line-height:normal;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;" lang="tr">Hazret-i  Hasan ve Hüseyin'in Emevîlere karşı mücadeleleri ise, din ile milliyet  muharebesi idi. Yani: Emevîler, Devlet-i İslâmiyeyi, Arab...</span></p>]]></summary>
<updated>2011-12-07T19:27:36+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/hazret-i-huseyin-in-mucadelesi-ve-sehadeti-hakkinda-bediuzzaman-in-beyanlari" ></link>
<id>urn:uuid:252fda8a-5fa1-be8b-3c9b-aa9b26b9211b</id>
</entry>
<entry>
<title>Depremdeki İlahî İkaz ve Merhamet Tecellisi</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img src="../img//media/images/zelzele-ekim2011.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/zelzele-ekim2011.jpg" /></p>
<p>Deprem gibi büyük musibetler insanların işledikleri hataların sonucu gelen ilâhî ikazlardır. Buna işaret eden ayet ve hadisler pek çoktur.</p>
<p>Kur’an’da: “İnsanların ellerinin kazandığı (günahlar) yüzünden, karada ve denizde fesad çıktı ki (Allah), yaptıklarının bir kısmını(n cezâsını), kendilerine (dünyada) tattırsın; tâ ki (kötülüklerden) dönsünler.” (Rum Suresi, 41. ayet) buyrularak insanların elleriyle işledikleri günahlar sebebiyle dünyada kendilerine karadan ve denizden bazı azablar tattırılacağına işaret edilmiştir.</p>
<p>Aşağıdaki hadisler de deprem ve benzeri umumi musibetlerin işlenen bazı günahların ceza ve kefareti olduğuna işaret etmektedir.</p>
<p>“Şu ümmetim...</p>]]></summary>
<updated>2011-10-27T00:38:30+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/depremdeki-ilahi-ikaz-ve-merhamet-tecellisi" ></link>
<id>urn:uuid:2b9995cd-c5d5-d5cf-6da0-13ec92b41bf8</id>
</entry>
<entry>
<title>Haccın Hikmetleri</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img src="http://www.risaleonline.com/img//media/images/haccin-hikmetleri.jpg" alt="haccin-hikmetleri.jpg (601×308)" /></p>
<p>Haccın, kişinin hem kendi şahsına, hem İslâm dünyasına bakan pek çok önemli faydaları ve hikmetleri vardır.</p>
<p>Hac, kişinin küçük ve büyük günahlarının bağışlanmasını, kalbinin günah kirlerinden temizlenmesini sağlar. Usulüne uygun olarak yapılan haccın kul hakkı hariç, bütün günahların affedilmesine vesile olacağına dair Peygamber Efendimiz (sav)’in şu müjdesi ne  güzeldir: “Kim hac ibadetini yerine getirir, boş söz konuşmaz ve Allah’a itaatten dışarı çıkmazsa anasından yeni doğmuş gibi geri döner (günahları bağışlanır)” ( Kütübü Sitte; C. 17 S. 371) <br /><br />Hac ibadeti sırasında, özellikle Arafat ovasında, milyonlarca hacının, üzerlerinde...</p>]]></summary>
<updated>2011-10-18T11:31:32+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/haccin-hikmetleri" ></link>
<id>urn:uuid:4e2f5953-a880-97e2-93e9-4ba21da3bfc6</id>
</entry>
<entry>
<title>'Yaratılmayı Ben İstemedim ki' Diyenlere Nasıl Cevap Verilir?</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img//media/images/yaratilmayi-ben-mi2.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/yaratilmayi-ben-mi2.jpg" /></p>
<p>Bazıları, 'Ben mi istedim yaratılmayı ve dünyada imtihan olmayı?' diyor. Bu gibi kimselere şu hakikatlerin hatırlatılması gerektiğini düşünüyoruz:</p>
<p>Allah âlemlerin rabbi ve her şeyin yaratıcısıdır. İnsan Allah’a karşı hesap soracak makamda değildir. İnsanın yaratıcısı ve sahibi O'dur. Bunun neticesi olarak insanın Allah’a karşı bir itiraz etme hakkı olmadığı gibi, <strong>bunun kendisine zarardan başka hiç bir faydası olmaz</strong>. Ayet-i Kerime’de, “(<strong>Allah) yapmakta olduğundan suâl olunmaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.</strong>” buyrulmuştur.</p>
<p>Lakin farazi olarak düşünelim; eğer insana yaratılmayı isteyip istemediği sorulacak...</p>]]></summary>
<updated>2011-09-13T17:49:39+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/yaratilmayi-ben-istemedim-ki-diyenlere-nasil-cevap-verilir" ></link>
<id>urn:uuid:48082674-ca7a-23d8-8065-bf7e2f26dbb8</id>
</entry>
<entry>
<title>Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünya İçin, Yarın Ölecekmiş Gibi Ahiret İçin Çalışmak</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img//media/images/terazi3.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/terazi3.jpg" /></p>
<p>Bazı kimselerin uydurma zannettikleri, fakat aslı hadis kaynaklarında bulunan, “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış.” hadisini nasıl anlamalıyız diye suallerle karşılaşıyoruz.</p>
<p>Bu hadis, gerek dünya için olsun, gerek ahiret için olsun, yapılacak her işin <strong>ciddiyetle</strong> ele alınması gerektiğine işaret etmektedir. <strong>Yarın ölecek olan insan</strong>, bütün dünyevi işlerini unutur ve samimi ve ciddi bir şekilde ahiretine yönelir. <strong>Hiç ölmeyecek olan insan</strong> da, yapacağı işlerin ileride sonsuz seneler boyu kendine faideli olabilmesi için yaptığını sağlam ve dayanıklı, güzel yapması...</p>]]></summary>
<updated>2011-09-13T17:34:46+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/hic-olmeyecekmis-gibi-dunya-icin-yarin-olecekmis-gibi-ahiret-icin-calismak2" ></link>
<id>urn:uuid:45944bf9-2f03-af84-adee-dab4cf78cd07</id>
</entry>
<entry>
<title>Dünya Tarihinin En Büyük İnsanı Hz. Muhammed (sav)</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="/media/images/3-dunya-tarihinin-en-buyuk-insani.jpg" alt="" /></p>
<p>Bu yazımızda sizlerle gayr-i müslim bir batılı yazarın, Peygamber Efendimiz (sav) hakkındaki tesbitlerini paylaşacağız. Üstad Bediüzzaman der ki; “Fazilet odur ki, düşmanları dahi tasdik etsin.” İşte bu zat da bir gayr-i müslim olduğu halde, sırf insafla bakınca, sevgili Peygamberimiz’in (sav) faziletini çok açık bir şekilde görmüş ve kitabında herkesin anlayabileceği açıklıkta göstermiştir. “Dünya Tarihine yön veren en etkin yüz” adındaki kitabında, Hz. Muhammed’e (asm) ilk sırayı vererek çok doğru ve çok önemli bir tesbiti dünyaya duyurmuştur.<br /><br /> Yazıda ilgi çeken diğer bir nokta da, en büyük insan olmanın delili olarak zikredilen hususiyetlerin, ...</p>]]></summary>
<updated>2011-08-11T17:21:37+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/dunya-tarihinin-en-buyuk-insani-hz-muhammed-sav" ></link>
<id>urn:uuid:f035ffce-f505-92c7-d041-a26f6a8368f2</id>
</entry>
<entry>
<title>Kur'ândaki Belağatin Fevkalade Tesiri</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="/media/images/4-kurandaki-belagat-fevkalade.jpg" alt="" /></p>
<p>Belağat, güzel, etkili ve yerinde söz söylemek demektir. Kur’ân’ın en büyük mucizesi sözlerindeki insanüstü belâğattir. Nâzil oluşundan günümüze kadar hiç bir insan onun kısa bir sûresinin dahi benzerini söyleyememiştir. Çünkü onun sözleri gibi güzel söz söylemek insan kudretinin üzerindedir. İşte bu durum Kur’ân’ın en açık mucizesidir. İnsanoğlu Kur’ân’ın sözlerinin benzerini söylemekten âcizdir. Öyleyse Kur’ân Allah kelamıdır.<br /><br /> Bedîüzzaman Hazretleri, Kur’ân’ın indiği dönemde, böyle hârika, insanüstü sözlerle ilk defa karşılaşan Arapların...</p>]]></summary>
<updated>2011-08-11T17:19:33+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/kurandaki-belagatin-fevkalade-tesiri" ></link>
<id>urn:uuid:e4f9ed2f-9516-4da2-8cb6-8954c340cba6</id>
</entry>
<entry>
<title>Semavî Kitaplarda Hz. Muhammed (sav)</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="http://www.risaleonline.com/img//media/images/5-semavi-kitaplarda-hz-Muhammed.jpg" alt="" /></p>
<p>Son peygamber Hz. Muhammed (asm)’ın dünyayı teşrifi, dünya tarihinin en büyük olayıdır. O’ndan önce dünya, manevî karanlıklarla, zulüm ve cehaletle dolu iken, O’nun bereketiyle iman nurlarıyla aydınlanmış, insanlık cehaletten kurtularak ilim ve hikmetle donanmıştır. Dünyadaki bütün siyasi ve dini düzen alt-üst olmuş, eski dinler ve büyük devletler yerlerini İslamiyetin hâkimiyetine bırakmıştır.</p>
<p>O’nun bu büyük inkılâbı aslında asırlardır beklenen ve bütün peygamberlerin ümmetlerine müjde verdikleri bir hadiseydi. Elbette insanlığın en büyük peygamberinin (asm) ortaya çıkması ve büyük inkılabı, bütün...</p>]]></summary>
<updated>2011-08-11T17:18:33+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/semavi-kitaplarda-hz-muhammed-sav" ></link>
<id>urn:uuid:53c1a34f-29e9-f7e1-d962-e7516941868a</id>
</entry>
<entry>
<title>Üç Aylar ve Gafletten Kurtuluş</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img src="/media/images/2-3aylar-ve-gafletten-kurtulus.jpg" alt="" /></p>
<p>Cenâb-ı Allah, Tebâreke Sûresi 2. âyetinde “Hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yarattı.” buyurduğu üzere insanın bu dünyaya gönderilişinden gaye imtihan olmaktır. Kim hayırlı işlerle, güzel bir ömür sürerse imtihanı kazanacak ve ebedî tükenmez bir saadete kavuşacaktır. Kim de nefis ve şeytana uyarak gaflete dalıp şerli işler yaparsa imtihanı kaybedecek ve cezasını da görecektir.<br /><br /> Bu imtihanı kaybetmek veya kazanmak meselesi her şeyin üzerinde en büyük bir mesele iken gaflet sebebiyle, insanların çoğu, ebedî dünyada kalacakmış gibi yaşayarak âhiret için hiçbir hazırlık yapmadan buradan göçüp...</p>]]></summary>
<updated>2011-08-10T00:13:00+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/uc-aylar-ve-gafletten-kurtulus" ></link>
<id>urn:uuid:225e8658-79e0-318b-81de-ede00b2022d4</id>
</entry>
<entry>
<title>Ramazan-ı Şerif, Kur'ân Ayı ve Oruç</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="/media/images/1-ramazan-kuran-ayi-ve-oruc.jpg" alt="" /></p>
<p>Ramazan ayı, adeta on bir ayın sultanı hükmünde olan; en kıymetli, en faziletli, en çok sevap kazandıran ve âhirete manevî mahsuller yetiştirmek için en bereketli bir zamandır.<br />  <br /> O kadar münbit bir zemindir ki her bir iyilik ve haseneye ya da her bir Kur’ân harfine sair vakitlerde on sevap yazılırken Ramazan’ın gündüz ve gecelerinde en az bire bin sevap verilmekte, hususen Kadir Gecesi olan yirmi yedinci gecesinde bire otuz bine kadar çıkmaktadır.<br /> Kadir Gecesinin bin aydan yani 83 seneden daha hayırlı olduğunu bize Kur’ân bildirmektedir.(1) Ramazan ayını diğer aylardan bu derece üstün ve faziletli kılan, Rabbimizin ezelî kelâmı olan Kur’ân-ı Azim-üşşan’ın o ayda nazil olmasıdır....</p>]]></summary>
<updated>2011-08-10T00:14:00+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/ramazan-i-serif-kuran-ayi-ve-oruc" ></link>
<id>urn:uuid:68409026-4cde-4b90-8e4b-576c5e9b17ca</id>
</entry>
<entry>
<title>Üstad Bediüzzaman'ın Halefi</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<div>
<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img/media/images/1-bedhzhalef.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/1-bedhzhalef.jpg" /></p>
<p>Bediüzzaman Hazretleri’nin kendinden  sonra yerine bıraktığı vekili,   en önde gelen bir talebesi olan Ahmed Hüsrev Efendi’dir. Bunu  sözlü   olarak, talebelerine mükerreren bildirdiği gibi, yazdığı  risalelerde de   buna işaret eden muhtelif beyanları vardır.</p>
<p>Ayrıca Hz. Üstad’ın Risale-i Nur’da geçen pek çok ifadeleri, Hüsrev    Efendi’nin bu makama liyakatini göstermektedir. Bu çok mühim meseleyi    dört ana başlık altında inceleyerek bunun Nur hizmetinin en parlak en    açık hakikatlerinden biri olduğunu göstermeye çalışacağız inşaallah.</p>
<p><strong>1- HER CEMAATİN, HER TOPLULUĞUN BİR İDARECİSİ OLMASI    İSLAMİYETİN BİR...</strong></p></div>]]></summary>
<updated>2011-04-28T11:11:06+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/ustad-bediuzzaman-in-halefi" ></link>
<id>urn:uuid:5ccf4af3-412f-813a-71bb-9cc92723b846</id>
</entry>
<entry>
<title>Risale-i Nur Talebesi Olmanın Şartları</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><img style="margin-left:auto;margin-right:auto;" src="../img//media/images/saffi-evvel-sekiz.jpg" alt="http://www.risaleonline.com/img//media/images/saffi-evvel-sekiz.jpg" /></p>
<p>Risale-i Nur Talebesi kimdir? Üstad Risale-i Nur Talebesi’ni nasıl tarif eder ve onlarda aradığı şartlar nelerdir? Bediüzzaman Hazretleri bu suallerin cevablarını çeşitli risale ve mektublarında vermiştir. Bunları üç ana başlık altında toplayabiliriz:</p>

<p><strong>1. Risale-i Nur’u neşretmeyi en büyük vazifesi bilmek: </strong></p>
<p>Hazret-i Üstad bu şartı şöyle açıklar: “Talebeliğin hâssası ve şartı şudur ki: Sözler'i (Risaleleri) kendi malı ve te'lifi gibi hissedip sahib çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini, onun neşir ve hizmeti bilsin.”<a href="#_ftn1">[1]</a></p>

<p>Risale-i Nur Talebesi, hayatını bu kudsî...</p>]]></summary>
<updated>2011-04-28T11:08:23+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/risale-i-nur-talebesi-olmanin-sartlari" ></link>
<id>urn:uuid:8337b2f3-7c46-42e8-c728-0db8ac8daee7</id>
</entry>
<entry>
<title>Risaleler Niçin El Yazısıyla Neşredildi?</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<div class="WordSection1">
<p>Bediüzzaman Hazretleri’nin Isparta’ya sürgün edildikten sonra, telif ettiği ilk eseri, Haşir Risalesi olmuştu. Bu risaleyi, 1928 yılında İstanbul’a göndererek henüz harf inkılabı yapılmadığı için İslam harfleriyle tab ettirdi. Lakin aynı yılın Kasım ayında harf inkılâbı olmuş, Kur’an harfleri kaldırılıp Latin harflerine geçilmiştir. Buna bağlı olarak eski harfle kitap basmak da yasaklanmıştır. Haşir Risalesi’ni, bastırarak matbaayı kullanan Bediüzzaman Hazretleri, inkılabdan sonra ise, artık Latince basmaya başlayan matbaa yolunu bırakır. Çoklarının dediği gibi, “Ne yapalım başka çaremiz kalmadı; artık Latin harflerini kullanmak zorundayız” demez ve risaleleri Latin harfli yeni matbaalarda bastırarak çoğaltma yoluna gitmez. Bu tavrı, aslında Kur’an yazısına karşı yapılan hücuma karşı...</p></div>]]></summary>
<updated>2011-04-24T18:22:47+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/risaleler-nicin-el-yazisiyla-nesredildi" ></link>
<id>urn:uuid:753dcbec-28ec-2cf9-dfa4-383190690130</id>
</entry>
<entry>
<title>Bediüzzaman ve Kur'an Harfleri</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<div class="sorucevap-text">
<p>Bediüzzaman Hazretleri, Kur’an  harflerinin okunup yazılmasına büyük  ehemmiyet vermiş ve Risale-i Nur  talebelerini, Kur’an harflerine hizmet  etmeye tekrar tekrar teşvik  etmiştir. ‘Risale-i Nur’un bir vazifesi de  bid’ate karşı huruf ve  hatt-ı Kur’anı muhafaza etmektir’ diyerek bu  vazifenin ehemmiyetine  dikkat çekmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken  mühim bir nokta şudur:</p>
<p>Hazret-i Üstad Kur’an harflerine, yalnız  Kur’an okumak ve yazmak  için  ehemmiyet vermiş değildir. Bununla  birlikte, diğer İslam  milletlerinde olduğu gibi, kendi lisanımızı okur -  yazarken de bu  harflerin kullanılmasını ve yaygınlaştırılmasını ve  unutulmaktan  muhafaza olunmasını büyük bir hararetle istemiştir.</p>
<p>Risale-i  Nur’un pek çok yerinde, hatt-ı Kur’an (Kur’an yazısı),  huruf-u  Kur’aniye...</p></div>]]></summary>
<updated>2011-03-12T11:53:58+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/bediuzzaman-ve-kuran-harfleri" ></link>
<id>urn:uuid:c0a4eb5c-3180-509a-5309-287c0bd087ec</id>
</entry>
<entry>
<title>Tevâfuk Mûcizesi</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Tevâfuk, iki şeyin birbirine denk ve  uygun gelmesi demektir. Kur’ân’daki tevâfuk denilince, başta Allah ve  Rab isimleri olmak üzerek aynı kökten gelen kelimelerinin alt alta,  karşı karşıya veya sayfalar arasında sırt sırta gelerek güzel ve manidar  şekilde diziler oluşturması anlaşılır.</p>
<p style="text-align:justify;">Tüm Kur’ân’da bulunan 2806 aded Allah  lafzı ve 846 aded Rab lafzı ile aynı kökten gelen kelimeler bütün  sayfalarda çok kesretli bir şekilde tevâfuk ediyorlar. Bu meseleyi  etraflı bir şekilde ve Üstad Bedîüzzaman'ın Risâle-i Nur'daki izahlarına  dayanarak açıklamaya çalışalım.<br /><br /><strong>Hattat Kayışzâde Hafız Osman Nuri Efendi’nin ‘Âyet Berkenar’ Ölçüsünü Bulması</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Evliyadan...</p>]]></summary>
<updated>2011-03-12T11:53:28+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/tevafuk-mucizesi" ></link>
<id>urn:uuid:bf846148-9dcb-e346-c95b-3d9164b22249</id>
</entry>
<entry>
<title>Tesettürün Gerekliliği</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<div>
<p>Allahu Teâlâ’nın kadınların örtünmelerini  emretmesinde çok hikmetler vardır. Kadınların örtünmeleri onların  yaratılışlarının gereğidir ve fıtratları, duyguları bunu emreder. Hem  tesettür, toplumsal değerlerin, huzurun, ahlakın ve aile kurumunun  korunmasını sağlar. Açıklık ise tam tersi kadınları, aileleri ve hayatı  sıkıntılar içine sokar. Topluma, ahlaka, huzura ve aile kurumuna zarar  verir.</p>
<p>Tesettürün yani örtünme emrinin hikmetlerinden mühim bir kısmını  Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri yazdığı tesettür Risalesi’nde  açıklamıştır. O risalede anlatılan hikmetlerden yaptığımız bir hulasayı  aşağıya alıyoruz.</p>
<p><strong>1- Korku:</strong> Kadınlar yabancı erkeklerin onlara  taarruzundan korkarlar. Çünkü nâ-meşru bir çocuğun maddi manevi  dayanılmaz ağırlığını...</p></div>]]></summary>
<updated>2011-03-04T20:21:38+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/tesetturun-gerekliligi" ></link>
<id>urn:uuid:68ef73e9-dcd0-492b-8651-6f5ab8321375</id>
</entry>
<entry>
<title>Küçük bir cennet, âile hayatı</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p>Bedîüzzaman  Hazretleri “Her insanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti dahi,  kendi hânesidir (evidir, âilesidir.)” der. Ve bu cennet-misal aile  ortamının kurulabilmesinin Allah ve ahiret inancından güç alan şefkat,  hürmet, muhabbet, samimiyet, fedakarlık gibi manevi esaslarla mümkün  olabileceğini belirtir.  Evet, bir küçük bir cennet gibi olan âile  hayatını, eş ve çocuklarımızla beraber tatmak ve  yaşamak bizim elimizde  olduğu gibi; o küçük cenneti cehenneme çevirmek de bizim elimizdedir.  İşte tam bu noktadan hareketle uzmanların ısrarla vurguladığı, tecrübe  edilmiş, herkesin ihtiyacı olan bazı temel, yol gösterici tavsiyeleri  hepimiz için  hatırlatacağız. <br /><strong><br />MUTLU BİR ÂİLE HAYATI İÇİN;</strong><br /><br />1. Evliliğin mukaddes...</p>]]></summary>
<updated>2011-03-04T20:19:04+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/kucuk-bir-cennet-aile-hayati" ></link>
<id>urn:uuid:2fd1e6f6-467b-141d-b35c-6f7b686f39fe</id>
</entry>
<entry>
<title>Bediüzzaman'ın Halefi</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<div>
<p>Bediüzzaman Hazretleri’nin kendinden  sonra yerine bıraktığı vekili, en önde gelen bir talebesi olan Ahmed Hüsrev Efendi’dir. Bunu  sözlü olarak, talebelerine mükerreren bildirdiği gibi, yazdığı  risalelerde de buna işaret eden muhtelif beyanları vardır.</p>
<p>Ayrıca Hz. Üstad’ın Risale-i Nur’da geçen pek çok ifadeleri, Hüsrev  Efendi’nin bu makama liyakatini göstermektedir. Bu çok mühim meseleyi  dört ana başlık altında inceleyerek bunun Nur hizmetinin en parlak en  açık hakikatlerinden biri olduğunu göstermeye çalışacağız inşaallah.</p>
<p><strong>1- HER CEMAATİN, HER TOPLULUĞUN BİR İDARECİSİ OLMASI  İSLAMİYETİN BİR KAİDESİDİR. BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ’NİN GÖRÜŞÜ DE BU  MERKEZDEDİR</strong></p>
<p>Bediüzzaman Hazretleri’nin cemaat ve şahs-ı manevi üzerinde çok...</p></div>]]></summary>
<updated>2011-03-04T20:05:49+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/bediuzzamanin-halefi" ></link>
<id>urn:uuid:de528e70-9470-86c1-0fe9-ef2107e4c341</id>
</entry>
<entry>
<title>Ölenlerin Ruhları Nereye Gider?</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim’de, “Şübhesiz ki âyetlerimizi yalanlayıp, ona karşı kibirlenenler yok mu, onlara gök kapıları açılmaz…” (Araf, 40) ayeti kâfir ruhların dünyada kalacaklarına işaret ettiği gibi, mümin ruhların semaya yükseleceğine de işaret eder.<br /><br /> Bu ayetin tefsirinde Fahreddin Râzî Hz. Tefsir-i Kebîr’inde şu hadisi rivayet etmiştir:<br /> "Mü'minlerin ruhları, semaya yükseltilir. Sonra, sema kapılarının o ruhlar için açılması istenir. Bunun üzerine, "Temiz bedende olan temiz ruh, merhaba!" denilir. Bu iltifat, o ruha, yedinci kat semaya uzanıncaya kadar, (her katta) tekrar edilir. Kâfirin ruhu için de, semanın kapılarının açılması istenir. Bunun üzerine o ruha, "Hor ve hakir olarak geri dön! Zira, senin için gök kapılan açılmaz..." denilir.” (İmam Ahmed, Müsned,...</p>]]></summary>
<updated>2010-10-05T15:54:46+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/olenlerin-ruhlari-nereye-gider" ></link>
<id>urn:uuid:eb326104-c1de-5577-3f8f-4c734c8a1808</id>
</entry>
<entry>
<title>Hiç Ölmeyecek Gibi Dünya İçin Çalışmak Ne Demektir?</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> "Hemen ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecek gibi dünya için çalış" cümlesi hadis-i şerif midir? Bazıları kesinlekle hadis değildir diyorlar. Eğer hadis ise nasıl anlamalıyız?</p>
<p><strong>Cevab: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış.”</strong><strong><br /></strong><br /> Bu rivayet, hadis kaynaklarında vardır.<br /><br /> Bu hadis, dünya için olsun, ahiret için olsun, yapılacak işlerin <strong>ciddiyetle</strong> ele alınması gerektiğine işaret etmektedir. <strong>Yarın ölecek olan insan</strong>, bütün dünyevi işlerini unutur ve samimi ve ciddi bir şekilde ahiretine yönelir. <strong>Hiç ölmeyecek olan insan</strong> da, yapacağı işlerin ileride sonsuz seneler buoyu kendine faideli olabilmesi için yaptığını sağlam ve...</p>]]></summary>
<updated>2010-10-05T15:53:23+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/hic-olmeyecek-gibi-dunya-icin-calismak-ne-demektir" ></link>
<id>urn:uuid:3e316814-a21e-e23a-6a99-6d06c2078b8f</id>
</entry>
<entry>
<title>Kalp Temizliği</title>
<summary type="html" ><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Kalp temizliği nedir? Bir insanın kalbinin temiz olması için ne yapması lazım? Benim kalbim temiz diyenlere bunu nasıl izah edebiliriz?</p>
<p><strong>Cevab:</strong> Kalb temizliği, kalbin manevi kirlerden ve hastalıklardan arınmış olması demektir. Bu temizliğin en büyüğü, kalbin <strong>küfür </strong>karanlıklarından temizlenerek, <strong>iman </strong>nuruyla aydınlanmış olmasıdır.<br /><br /> Sonra, Allah’a karşı ibadet ve <strong>kulluk şuuru</strong> taşımak, O’na asi olup nankörlük etmekten şiddetle sakınmak, Kısacası Rabbine karşı olan vazifelerinde titiz davranmaktır.<br /><br /> Daha sonra, kalbin <strong>kötü duygu ve niyetlerden</strong> arınarak İslam ahlakının gerektirdiği <strong>güzel duygularla</strong> donanmasıdır. Bu duygulardan en mühim bazılarını alt alta sıralayalım.<br /><br /><br /> 1- Gurur, kibir ve kendini beğenmişlik...</p>]]></summary>
<updated>2010-10-05T15:49:14+04:00</updated>
<link href="http://www.risaleonline.com/makale/kalp-temizligi" ></link>
<id>urn:uuid:5ec8bc01-62d7-ab9a-9235-716a662f7c1b</id>
</entry>
</feed>
